Ana içeriğe atla

Haftanın Sonu



Sonunda yoğun geçen hafta bitti, hafta sonu geldi. Gerçi ben haftasonlarından da bir şey anlamıyorum bir bakıyorum gene hüzünlü pazar akşamındayız. Uyumama sayılı dakikalar kalmışken sehpanın önüne çökmüş oje sürmeye falan çalışıyorum. Çok acıklı yani. 


Bu hafta sonu için neler yapacağım. Düşünelim... Cumartesi günü öncelikle birkaç çiçeğin saksısını değiştireceğim.  Sonra da kitap klübü toplantısı var. Her ne kadar her ay buluşmak üzere yola çıktıysak da birkaç aydır baya ertelemiştik buluşmayı. Birbirimizle de pek görüşemedik. Özleştik:))Cennet Başka Yerde'yi tartışacağız. Bu kitap benim için enteresan bir deneyim olmaktan çok uzaktı ne yazık ki. Ama Gauguin'e ulaştım, merak ettim, öğrendim. O yüzden de değerli bulduğumu söyleyebilirim. Ama dediğim gibi eğer benim gibi bir merak uyandırmazsa içinizde, son derece manasız bir kitap olarak elinizde kalır bence. Llosa 2010 yılı Nobel Ödülü'nü aldı diye heyecanla atladık kitaba ama beni pek tatmin etmedi. Toplantıdan sonra yamur durumuna göre Uğur'u kolundan tutup Pera Müzesi'ne götüreyim diyorum. Kahlo sergisini hala göremedim. Uğur'un bu fikrimden henüz haberi yok:)) Pazar günü ise sabahları zaten ensemble çalışmam var. İlk başlarda çok zor gelmişti pazar sabahı erkenden kalkıp çalışmaya gitmek, ama artık büyük bir keyifle gidiyorum. Hem sabah ister istemez erken uyanıyorum, hem müzikle iç içe kalıyorum. Bakalım sene sonunda neler çıkacak ortaya. Öğleden sonra ile ilgili bir planım yok ama, bakalım çıkar bir işler elbet. 


Size bugün görüp beğendiğim birkaç fotoğrafı göstereceğim. Hepsi birbirinden bağımsız, ama hepsi benim beğenimi kazandı. Manikürü bu hafta sonu yapmayı düşünüyorum, hem kitap buluşması ile de ilişkili. Fiyonklu çantayı da çok beğendim. Biraz daha küçük, ve zincir bir sapla kullanılabilir diye düşünüyorum. Hatta onu da yapmayı düşünmüyor değilim. Bilenler bu aralar Audrey Hepburn'le çok ilgili olduğumu biliyordur. Onun da bir kaç fotoğrafı var, tüm zamanlarda ilham alınabilecek bir kadın bence. Ve girişteki yazı... Çok basit ve çok zekice değil mi sizce de? 




Keyifli hafta sonları.



















Kaynaklar: 

Yorumlar

  1. o manikürü nasıl yapıcaksın kuzum??

    YanıtlaSil
  2. Audrey hayranı olarak; Dünyanın en asil kadını, çok güzel bir bayan değil, ama asilliği ile tüm güzelleri solda sıfır bırakacak bir hoşlugu, sadeliği var:)Yarın toplantıda görüşmek üzere:))

    YanıtlaSil
  3. duygu burda yazıyor bak:) http://insideofmypurse.blogspot.com/search/label/newspaper%20tutorial

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

Yeni Yıla ve Eski Yıla Dair

Merhaba; Uzun bir süredir kendimde değilim biliyorsunuz. Doktora yapmak dertli bir süreç, özellikle de yeterlik sınavı denilen sınav nedeniyle. Ne yazık ki eğitim sistemimiz insanları sürekli elemek üzerine kurulu. Sürekli sınavlardan geçmezsek kendimizi asla yeterli bulmuyoruz. Yeterlik sınavı da bir değil iki değil tam üç aşamalı bir sınav. sonuç olarak günümü geceme katarak çalıştığım bu sınavdan, burada bahsetmek istemediğim bir takım şeyler sonucunda kaldım ve yetersiz bulundum. Şimdi Mayıs ayında yapılacak sınava çalışmak durumundayım. Neyse ki gene yalnız değilim. Bu nasıl bir teselli bilmiyorum ama, sınava beraber girdiğimiz üç arkadaşım daha benimle beraber.  Şimdi biraz ara verdim. Bir tane daha endüktans, devre görecek halim yok. Kusucam yani. Bir müddet çalışmayı hiç düşünmüyorum.  Peki bu elimdeki süreyi nasıl değerlendirmeliyim? Öncelikle evle ilgili yapmak istediğim pek çok şey var. Bunların başında da resimlerin ve fotoğrafların duvarlara asılması, düğün foto...

2012 Dilekleri

Merhaba; Zorlu bir sene geçirdik. Depremler, terör olayları, ekonomik sarsıntılar, diğer ülkelerle yaşanılan sorunlar ve ufak ufak patlak veren iç savaşlar.... Evet 2011 pek parlak değil, 2012 nasıl olacak bilemiyoruz da. Ama umut ediyoruz ki iyi olsun. Pek çok güzel şey var istenilen, temel hepsi esasında sağlık ve mutluluk gibi. Peki benim kendi çapımda özel olarak istediklerim neler:) Teknolojik aletlerin gerisinde kalmayı sevmiyorum, iphone, ipad istiyorum. Artık benim param yetince kaçıncı versiyonları olursa o kadar versiyonlarından. Bir de laptopım öldü. Bu kadar apple ürününden sonra o da bir mac book pro oluversin değil mi? Pasaportuma yeni vizeler vurulsun ben yeni yeni ülkelere gideyim istiyorum. Hedeflerimin arasında Beyrut öncelikli. 2011de yaz tatillinde pek gezemedik Uğur izin alamadığı için. Bu sene bu açığı kapatabilmek istiyorum. Hatta öyle ki şöyle bir iki ay deniz kıyısında kalmak istiyorum. Her kadın gibi 5 kilo vermek istiyorum. Her kadın gibi o ayakk...