Ana içeriğe atla

Asya Yolları Himalayalar ve Ötesi

Nasuh Mahruki'yi ne kadar sevdiğimi bilmeyen kaldı mı? Burada yazmıştım zaten. Bugün de Asya Yolları, Himalayalar ve Ötesi'ni bitirdim. Hatırlıyorum. Bu geziden ilk defa 2000 senesinde haberim olmuştu.Gezi 1997de yapılmış. O zaman Van'daydım. Annemle tatil için gitmiştik. Gergindim, açıkçası neden Antalya'ya dğeil de Van'a gittiğimi anlamıyordum. Bir süre çok fazla sıkıldığımı da hatırlıyorum. Birisinin evinde bir Sky Life dergisi buldum. Derginin İngilizce Türkçe taraflarını karşılşatırarak falan okumuştum. İşte o dergide Mahruki'nin motor üzerinde yaptığı seyahatini anlattığı bir bölüm vardı. İnanılmazdı. Bu kitapta ancak geçen sene aldıklarımdan birisi. Ve okumaya da yeni sıra geldi. İran Pakistan Hindistan'dan geçen, dünyanın altıncı yüksek dağı Cho Oyu'nun tepesine çıkan ve sonra tekrar geri dönen bir macera. Evet her kitaptan sonra yollara vurmak istiyorum kendimi. İçinizde böyle bir   duygu varsa hemen kitapçıya siz de koşun. Size Mahruki'nin dilini anlatacak değilim. Kitabında eleştirilecek bir yönü olamaz bence. Zaten bir yol güncesi. Dediğim gibi, koşun ve yollara düşün.


"Bir an için yaşamı yakaladığımı hissediyorum."

syf: 53

"Siz yaşamı sevgi olarak algılarsanız, o yaşam sevgidir. Yok eğer kötülük, nefret, acı oalrak algılarsanız o yaşam aynen öyledir. Ve bunda doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Siz yaşamın size nasıl görünmesini isterseniz, o yaşam size aynen öyle görünür."

Syf: 196  Yapı Kredi Yayınları 6. Baskı 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim.
Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım.

Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına resim dersleri v…

İçinden Deniz Geçen Şarkılar

Bülent Ortaçgil'e büyük bir aşk besleyen bir insan değilim. Ama yeni albümünün çok başarılı olduğunu okuyunca birkaç yerden ben de aldım. CD'yi alalı neredeyse iki ay oldu. Birkaç dinleme denemem başarısızlıkla sonuçlandı. Yeterlik sonra belki sakin sakin iyi gelir dedim ama kafam o kadar doluymuş ki hiç anlamamışım. Sonra da kaldırıp bir kenara koydum. Geçenlerde iphonedaki müzikleri değiştirirken bunu da eklemek istedim. Nasıl yaptıysam iki kere Bulutsuzluk Özlemi eklemişim ama Bülent Ortaçgil'i eklemeyi becerememişim. En sonunda tekrar update ettim önceki gece şarkıları. Dün de flüt dersine giderken dinledim bütün albümü. Derse saat 5 gibi gittim. Yürüyerek gideyim bari dedim. Hava ılıktı. Akşam üstünün romantizmi vardı, kulaklarımda da muhteşem melodiler. Bütün parçalarda bir deniz özlemi, balıkçılar, adalar, su altı, balıklar....Yani her parçanın içinden deniz geçiyor. Tadımlık olarak dinleyin ve hemen bu CD'yi edinin bence.
Biterken karanfilli çay içiyorum. Mis gi…

Kumaş-Gelinlik-Gelinlikçi

Şimdi efendim biliyorsunuzdur belki, ben yakında evleneceğim. O yüzden de pek tabi ki bir gelinliğe ihtiyacım var. Taa Ocak ayıydı, annem İstanbul'a gelmişti. Ben de fırsat bu fırsat deyip Pronovias, Vakko, Beyaz Butik ve Weddies'den randevular almış, çeşitli gelinlikleri giyip çıkarmıştım. Hiçbir şey tam olarak içime sinmemişti. Gelinlikle ilgili genel sorunum kuyruklar, uzun duvaklar, danteller ve işlemeler. Yani esasında genele baktığımızda bu elbiseyle biraz sorunum olduğu aşikar. Neyse sonuç olarak birşeyler bulunmalı illaki. Sonra bir gün aradığım gelinliği buldum. Bulunca da bu çılgın arayış sona ermiş oldu. Ama sadece teoride. Çünkü gelinlik özel tasarımdı. Gidip bir yerden alamıyordum. Bunu da bir şekilde aştık, Uğur'un annesi ve teyzesi dikeceklerini söylediler. Geriye sadece tülü bulmak kaldı. Gelinliğin kumaşı değişik bir organzeden. Bu tür kumaşlar Eminönü ve Nişantaşı'nda satılıyormuş, öncelikle Eminönü'ne gittik. Ve sonuç olarak anladık ki bu kumaş …