Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yılbaşı Ağacı

1 Aralık geliyor. Bu da yılbaşının yaklaştığını gösteriyor. Kime hangi hediyeleri alacağınıza karar verdiniz mi peki? Beni ufaktan bir heyecan sarsa da henüz hediyeleri bulamadım ne yazık ki. 
Benim çocukluğumda yılbaşı ağaçları daha piyasaya yeni yeni çıkmaya başlamıştı Eskişehir'de ve tabi ki bizim bunu almamız gibi bir durum asla söz konusu değildi. Ama şimdi bakıyorum da annemler bile evde ufak bir ağaç süslüyorlar. Ben eve olumlu bir hava kattığını düşünüyorum ve çok beğeniyorum. 
Geçen sene evde parti verdik, yılbaşı ağacını da hazırlamıştık. Ama ben ufak bir güç gösterisi ile ne yazık ki ağacın ayağını kırmıştım da bütün gece azıcık yamuk durmuştu. Bu sene bu yüzden yeni bir ağaç almak istiyorum. Geçen sene kendi ağacımızı süsledikten sonra şu bembeyaz ağaçları görüp çok özenmiştim, sanırım bu sene beyaz bir ağaç alıp tek renk ile süsleyeceğim. Evimiz genelde mavi olduğu için mavi olabilir gibi geliyor bana ama bir yandan da yılbaşının rengi kırmızı değil mi? Kırmızı beyaz ve…

İmkansızın Şarkısı

Evet sonunda geri geldim, söz verdiğim gibi İmkansızın Şarkısı'nı yazmaya. Esasında bu kitap için söyleyeceğim öyle çok kelime var, bir yandan da öylesine anlatmak istemiyorum ki. Enteresan, çok kitap okurum ama son zamanlarda etkilendiğim çok fazla bir şey olmamıştı. Ama öncelikle İmkansızın Şarkısı, sonra da Cebelavi Sokağı'nın çocukları dengemi bozdu diyebilirim, ki bakın açıkça söyleyeyim kitaplar için bu cümleleri de çok sık kullanmam. Bir kitap okudum hayatım değişti insanı değilim ben. Neyse, gelelim konumuza. Daha önce söylemiştim,  Etrafta dönen Sahilde Kafka fırtınasına ben de kapıldım ve İmkansızın Şarkısı ile Zemberekkuşu'nun Güncesi'ni aldım. Zemberekkuşu'nu internette okumuştum ama İmkansızın Şarkısı'nı almamdaki en önemli etken arka kapakta geçen birkaç cümle idi. 1968 Japonya'sında geçen bir hikaye, Murakami'nin yaşamından esintiler, Salinger  ve Fitzgerald tarzı anlatım. İşte bunlar benim için yeterli oldu. '68 Japonya'sını düş…

Varolmayanlar

Merhaba;
Tatsız günlerden geçiyoruz, hayatta pek çok şey oluyor bir yandan da ama elim klavyeye gitmedi bir türlü. Yazamadım hiçbir şey. Daha önce aldığımı söylediğim kitaplardan başlayayım bari de bir başlangıç olsun.
Öncelikle Varolmayanlar'ı anlatmak istiyorum. Daha sonra da İmkansızın Şarkısı gelecek sanırım.
Varolmayanlar Doğu Yücel'in romanı. benimö ilgi alanıma girmesinin sebebi ise fantastik bir kitap olması oldu. Daha doğrusu türk bir yazarın yazdığı fantastik kitap olması oldu diyebilirim. Türklerin hayal dünyası mı zayıf bilmiyorum ama fantazi edebiyatta biraz zayıf kalıyormuşuz gibi hissediyorum ben. 
Kitabımızın kahramanı adını bilmediğimiz sıkıcı bir insan. 30 yaşlarında, finans sektöründe çalışan, işi, evi, sevgilisi olan, pek bir hayatı da olmayan bir adam. Hayattan beklentisi de sadece para kazanmak falan. Fazlasıyla züppe bence. Öyle ki sevgili, en yakın arkadaşı ve onun sevgilisiyle ayda bir kere bir restauranta gidip gurme takliti falan yapıyorlar. (Laf açılmış…