
Cumayı ve hafta sonunun büyük bir kısmını dayımla beraber geçirdik, o ayağında geçirdiği operasyon nedeniyle yattı, ben de ona teknik destek sağladım. İkimizde Notting Hill'i çok seviyoruz. İki güne bölerek izledik filmi. Daha önce fark etmediğimiz detayları gördük, ki daha önce aynı filmi on kere falan izlemiştik, nasıl hala fark etmediğimiz detaylar olabiliyor anlamadık. Ama dediğim gibi, basit bir romantik komedi olmanın çok çok ötesinde, çok güzel bir film, izlemediyseniz -ki böyle birşey mümkün müdür bilmiyorum ama- mutlaka edinip izleyin derim:)
Dün de Uğur'la beraber evlilik fuarına gittik, şurada detaylı fotoğraflar falan var esasında. Lafı gelmişken belirteyim, ben blogların her zaman çok önemli olduklarını düşünüyorum. Bakınız, yukarıdaki blog son derece başarılı bir evlilik blogu. Üstelik anladığım kadarıyla evlilik hazırlıkları yapan, bizler gibi normal insanlar tarafından yazılıyor. Yani, hani bir demet çiçeğe 100 lira vermenizi normal karşılayan insanlar değiller. Bütçenizi de düşünmeniz gerektiğinin farkındalar, bazen onlarda aşırıya kaçıyor ama, düğün ayakkabısı olarak size Christian Louboutin almazsanız olmaz demiyorlar. Bir Louboutin için olan duygularımsa must have şeklinde ama, neredeyse bir maaşım değerinde o ayakkabılar. Neyse. Evlilik fuarına dönelim. Anlaşılıyor ki, düğün denilen şey çiftleri nasıl yolarız sorusunun cevabı. 30 tane fotoğrafa 1000 lira isteyenleri mi istersiniz (ki 1000 lira en düşük değer, Zümrüt'te 1000 euro dediler) sandalye süslemek için kurdelelere 3 lira isteyenler mi? Düşünüyorum da, metrelerce kurdeleyi zaten 3 liraya alırım ben. Düğünden sonra ne yapacaksın o kadar kurdeleyi diyebilirsiniz tabii ama heralde eve gelmezler onlar. Bence düğün yapacağınız yerle iyice konuşun, size neler sağladıklarını iyice anlayın, sonra da arkadaşlarınızın fikirlerini alın, internetten bol bol fotoğraf inceleyin, annenizin veya kayınvalidenizin elinden bu tür işler geliyorsa onları da ikna edin. Hani organizasyon şirketlerinin işine engel olmak istemiyorum tabi ki, ama eğer bütçeyle ilgili ufak tefek tasarruflar yapmak istiyorsanız iyi bir yöntem. Hem belki böylece herkesin düğününden farklı olan detaylara da ulaşabilirsiniz, herkes aa ben hiç böyle bir şey görmemiştim diyebilir. Ben sandalyeleri Tiffany istemiştim, ama pek mümkün olacakmış gibi görünmedi,ben de daha farklı alternatifler üzerinde düşünüyorum artık. Sanırım önümüzdeki aylarda, düğünle ilgili başka şeyler de yazacağım sizlere.
Bu arada yarın yeni dönem başlıyor, çok baskı altındayım. Çok fazla ders alıyorum, üçüne kayıtlıyım zaten, birini de hocasının izin vermesi durumunda gidip dinlemeyi düşünüyorum. Bir yandan da çalıştığım bir proje son aşamalarında, çok yorucu oluyor bu yüzden.
Aklımda da fotoğraf projeleri cirit atıyor, azıcık hava ısınsa, güzel bir projeyle diğer blogda görüşeceğiz zaten:)
Ve günün şarkısı sizler için gelsin:)
Yorumlar
Yorum Gönder