Ana içeriğe atla

Cüzdanımdaki Kartlar

Cüzdanım çok ağırlaştığı için (hayır para ile değil çöple dolu ne yazık ki, fişler, slipler, üzerine not aldığım anlamsız kağıtlar falan) bir temizlik yapayım dedim ve cüzdanımdaki en saçma yükün alışveriş kartları olduğunu buldum. Bakın benimkinden neler çıktı:

1) Boyner Anahtar: Yanlış bilmiyorsan sadece peşin ödemede avantajı var. Boyner'den aldığım şeyler genelde pahalı olduğu için (mutfak malzemeleri, kotlar, spor ayakkabılar falan) hep taksit yaptırıyorum. Hiç işe yaramıyor. Çöp.
2) Park Bravo Group: İki kere Nine West'te kullandım o kadar. Park Bravo kıyafetleri hayli kalitesiz bulduğum için sezondan almıyorum, sadece indirimden alıyorum (tarzı güzel ne yapayım). İndirim zamanı kartın bir manası yok. Çöp.
3) Yves Rocher: Bunu yeni edindim. Şampuanından memnun muyum değil miyim bilmiyorum ama parabensiz ve silikonsuz ürünmüş, kullanılabilir. 
4) Accessorize: Bunu da geçenelrde elime tutuşturdular. Accesorize'da sadece indirim zamanı alışveriş yaptığım bir yer. İşe yarıyor mu bilmiyorum. Geçelim.
5) Bra Club La Senza: 9 sütyen alana 10. bedava. Şaka mısınız çözemedim:)
6) Caffe Nero: Bir değil iki değil tam üç kart var. Ama bunları kullanıyorum. Hatta şu anda bedava akhvem varmış gidip içeyim akşam.
7) Miles & Smiles: Bu lüzumlu:) Yalnız evlendikten sonra soyadı sıkıntısı yarattı. Her uçuştan sonra yeni kimliğinin fotokopisini faks çekmen gerekiyor ki millerini işlesinler. Kartı değiştirmezler mi acaba yeni soyadımla? Zaten bu evlilik kurumundaki soyadı kadına bela resmen. Online yaşadığımız şu hayatta hala babalarımızın soyadının peşine kocalarımızın soyadının zoraki eklenmesi? Cahillik!!!!
8) Money Club: En çok Migrostan alış veriş yapıyorum. Evet indirimi de var ama bu kart deaktif oldu ve düzeltemiyorlar galiba. Yenisi mi alınmalı?
9) D&R: Bunu da ahyli sık kullanıyorum ama hiç puan birikmiyor. Onca alışverişe 3 lira falan var içinde. 3 lirayı ben size vereyim de kalabalık yapmayın cüzdanda:)
10) Mavi Kartuş: Kartuş indirim zamanı puan toplamıyor galiba. Artık Mavi'den pek alışveriş yapmıyorum. Aşırı pahalı. İndirimde de 5 lira falan iniyor, şaka gibi. Sadece kotlarını alıyorum. Onlarda indirimde fena olmuyor. Mavi'nin tarzına bayılıyorum bu arada. Ama çoooook pahalısın Mavi. Fiyat-kalite performansın düşük. Eskiden Kartuş'ta çok puan biriktiriyordum. Şimdi pek yok. Oradaki puanlarımla kazak almıştım ya:)
11) Sevil: Sevil kartta da fena puan birikmiyor. Ama ben Sevil'e de şu strawberry oalyından beri uyuzum. Almıyorum ordan artık. Makyaj malzemelerimi zaten hep M.A.C'ten alıyorum. Parfüm, pudra free shoptan. Cilt bakım ürünleri eczaneden. 

Bu kartlar ortak bir yere bağlansa, tek bir kart olsa ne güzel olur:)

Siz de neler var?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

MSA'da Pişirdim Evime de Getirdim

Merhaba; Toplanın şöyle etrafıma size çok güzel bir deneyim anlatmak istiyorum. Geçen hafta Seyahatperest Özge 'nin davetine uydum. Mutfak Sanatları Akademisi 'nde İtalyan Yemekleri Workshop'ına gideceğim benimle gelmek isteyen var mı dedi? Yemeklere baktım. Menüde el yapımı deniz mahsüllü fettucine, kuşkonmaz çorbası ve Marble cheesecake, amaretto ve bitter çikolatalı vardı. Kuşkonmaz çorbası ile ilgili bir fikrim yoktu, cheesecake ile zaten aram yok ama deniz mahsüllü fettucine beni can evimden vurdu. Zaten önceki hafta internette birkaç tarif okumuştum ama açıkçası hangisini pişireceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bir de bu deniz mahsülleri ucuz değil sonuçta. Benim de yemekle çok iyi bir ilişkim olmasına rağmen çok vardır beceremeyip çöpe atmak zorunda olduğum yemekler. O yüzden de bu deniz mahsüllerine hep mesefali yaklaştım. Neyse. Menüyü görünce buna ben gitmeliyim dedim. Sağ olsun Özge'nin kedileri de öyle düşünmüş. Pazartesi workshopa katılmak için benim gid...

Son Ada

Merhaba; Birkaç arkadaşımla berabee ufak bir kitap klübü gibi bir oluşuma girdik. İlk okuduğumuz kitap Son Ada oldu. Gruba yazdığım yorumu buraya da ekliyorum.  Öncelikle Zülfü’nün okuduğum ilk kitabıydı. Yani dil açısından diğer kitaplarına göre bir farklılık var mı değerlendiremiyorum. Ancak bu kitabın dilini önsözde Yaşar Kemal’in yazdığı gibi çok farklı ve güzel bulmadım. İyi değildi demiyorum ama bence çarpıcı değil sıradandı. Hikayeye gelince… Nedense bu hikaye Güney Amerika’da geçiyormuş gibi hissettirdi bana ne alakaysa veya ne önemi varsa. Esasında bir ütopyanın distopyaya dönüşmesini anlatması açısından başarılıydı. Kitabın önce Gezi’den sonra yazıldığını sandım ama Gezi’den önceymiş. Yani gene her şey ağaçların kesilmesiyle başlamış. İnsan ilişkilerinin nasıl da hızlı değişebileceğini, aklı selim insanların bir anda ya da zaman içinde gücün karşısında nasıl eğilip büküleceğini anlatışını sevdim. Örneğin Noter’in de içinde bulunduğu bir direniş hareke...