Ana içeriğe atla

Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları

Merhaba;


Bu haftanın kitabını esasen çok da incelemeden aldım. Kafası Karışık Bir Anne'nin bloğunda okuduğunu görmüştüm ve hemen Kindle'a indirdim. Ki burda şu dolar ile ilgili ağlamak istiyorum. 14 dolarlık kitaba 70 liraya yakın para vermiş oldum.




Kitabı esasında ebeveyn - çocuk bağlanması olarak düşünmüştüm çünkü kitabın adına dikkat etmemişim. Oysa kitap gerçekten yürümeyen ilişkiler üzerinden ilerliyor. Yazarlar gerçekten tanıdıkları ve inelendikleri ilişkiler üzerinden verilen örneklerle bağlanma teorisini anlatıyorlar. Benim yürümeyen bir ilişkim yok ama kitap benim için bir kaç yönden ufak açıcı oldu.

Birincisi kendimin bağlanmasının güvenli ve kaygılıarasında gidip geldiğini fark ettim. Belki daha çok güvenliye yakın ama kesinlikle kaygılı olduğum durumlar da var. Ayrıca çevremdeki başka insanları da inceleme fırsatı buldum. Bazı insanlarla ilişkilerimin neden yürümediğini, o insanların neden hayatta bazı noktalarda takılıp kaldığını anladım. Çoğunda kaçınmalı bağlanma şekli olduğunu düşünüyorum. Burada bir noktanın altını çizmek lazım tabii. Bebekliğinizde ailenize güvenli bağlanmış olabilirsiniz ama sonrasında yaşadıklarınız bu bğlanmayı zedeleyebilir. Ayrıca güvenli bağlanmak veya bağlanmamak dünyanın sonu değil. Ama hayattaki pek çok şeyi etkileyebilir. Ve olumsuz etkiler de ancak farkındalıkla düzeltilebilir.

İkinci olumlu nokta etkili iletişimle ilgili bilgi vermesiydi. Kaygılı bağlandığımı şurdan anladım esasında: Bazı konularda ne istediğimi açık açık söylemiyorum ama karşı tarafın anlamasını istiyorum. Neden? Açıkça söylesene ne istediğini ve ne hissettiğini. İşte burda devreye farkındalık giriyor. Örneğin bir gerginlik hissettiğimde dönüp kendime bakmalıyım. Bu gerginlik neden oluyor? Çünkü ben duygularımı açık açık belirtmiyorum da ondan. O zaman isteklerimi belirtmeliyim. İşte burası da etkili iletişim oluyor. Benim bundan sonra kesinlikle hayatımda daha çok yer vermek istediğim bir durum.

Kitbın dili çok kolaydı, hızlı da okudum. Yalnız sonlara doğru bunalmaya başladım çünkü hep aynı noktada dönmeye başladı, örneklerin sayısını gittikçe arttırdı ve bir yerden sonra bu sıkıcı olmaya başladı. 

Bağlanma kolay okunan bir kitap ve bence özellikle ikili lişikilerde hep aynı çevrim içinde dönüp durduğunu hissedenler için faydalı bir okuma olacaktır. Belki sonrasında okunacak başka kitaplar da vardır. 

Sizler bu tür kişisel gelişim kitapları okuyor musunuz? Esasında aslansın, kaplansın her şeyi yaparsın tarzı olmayan kitap önerilerinizi alırım. 

Yorumlar

  1. Strange "water hack" burns 2lbs overnight

    At least 160 thousand women and men are hacking their diet with a simple and SECRET "liquid hack" to drop 2lbs each and every night as they sleep.

    It's proven and it works with anybody.

    Just follow these easy step:

    1) Go get a drinking glass and fill it half glass

    2) And now do this proven HACK

    you'll become 2lbs skinnier when you wake up!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

MSA'da Pişirdim Evime de Getirdim

Merhaba; Toplanın şöyle etrafıma size çok güzel bir deneyim anlatmak istiyorum. Geçen hafta Seyahatperest Özge 'nin davetine uydum. Mutfak Sanatları Akademisi 'nde İtalyan Yemekleri Workshop'ına gideceğim benimle gelmek isteyen var mı dedi? Yemeklere baktım. Menüde el yapımı deniz mahsüllü fettucine, kuşkonmaz çorbası ve Marble cheesecake, amaretto ve bitter çikolatalı vardı. Kuşkonmaz çorbası ile ilgili bir fikrim yoktu, cheesecake ile zaten aram yok ama deniz mahsüllü fettucine beni can evimden vurdu. Zaten önceki hafta internette birkaç tarif okumuştum ama açıkçası hangisini pişireceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bir de bu deniz mahsülleri ucuz değil sonuçta. Benim de yemekle çok iyi bir ilişkim olmasına rağmen çok vardır beceremeyip çöpe atmak zorunda olduğum yemekler. O yüzden de bu deniz mahsüllerine hep mesefali yaklaştım. Neyse. Menüyü görünce buna ben gitmeliyim dedim. Sağ olsun Özge'nin kedileri de öyle düşünmüş. Pazartesi workshopa katılmak için benim gid...

Son Ada

Merhaba; Birkaç arkadaşımla berabee ufak bir kitap klübü gibi bir oluşuma girdik. İlk okuduğumuz kitap Son Ada oldu. Gruba yazdığım yorumu buraya da ekliyorum.  Öncelikle Zülfü’nün okuduğum ilk kitabıydı. Yani dil açısından diğer kitaplarına göre bir farklılık var mı değerlendiremiyorum. Ancak bu kitabın dilini önsözde Yaşar Kemal’in yazdığı gibi çok farklı ve güzel bulmadım. İyi değildi demiyorum ama bence çarpıcı değil sıradandı. Hikayeye gelince… Nedense bu hikaye Güney Amerika’da geçiyormuş gibi hissettirdi bana ne alakaysa veya ne önemi varsa. Esasında bir ütopyanın distopyaya dönüşmesini anlatması açısından başarılıydı. Kitabın önce Gezi’den sonra yazıldığını sandım ama Gezi’den önceymiş. Yani gene her şey ağaçların kesilmesiyle başlamış. İnsan ilişkilerinin nasıl da hızlı değişebileceğini, aklı selim insanların bir anda ya da zaman içinde gücün karşısında nasıl eğilip büküleceğini anlatışını sevdim. Örneğin Noter’in de içinde bulunduğu bir direniş hareke...