Ana içeriğe atla

Kayıtlar

amerika günleri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bahar Depresyonu

Artık iyiden iyiye ikna oldum, ben gerçekten de bahar depresyonu yaşıyorum hem de her sene. Evet güneş beni çok mutlu ediyor ama genelde şu Nisan ayında hep zorlanıyorum. Her güne bugün farklı olacak diye başlıyorum ama genelde olmuyor. Günle başa çıkmakta zorlanıyorum, hayatla başa çıkmakta zorlanıyorum esasında. Yataktan çıkıp insanların içine karışmak istemiyorum mesela. Birisiyle konuşmak zorunda kalacağım diye ödüm kopuyor. Yorganı kafama çekip evin içindeki sesleri dinliyorum, mutfak boşsa mutfağa koşuyorum. Bahçeden ses geliyorsa ön kapıdan kaçıyorum. Bunun sebebi ne? Bir kişiye günaydın bile dememek. Asosyallikten ölücem bir yandan da. Türkiye'de baharlarda çok zorlanıyorum ama en azından arkadaşlar iyidir.  Uyku ile bir sorunum var. Normal hayatta erken yatıyorum işe gitmek için falan ama mesela burda sabah 8de işte olmak zorunda olmadığım için erken yatmıyorum. Bu her zaman böyleydi. Uykuyu severim ama sabah kalkmak zorunda değilsem, gece ayakta olmayı tercih ederim. E...

Diziler diziler

Dikkat!!! Bu yazı dizilerle ilgili spoiler içerebilir, izlemeyi düşünüyorsanız okumamayı tercih edebilirsiniz.  Merhaba; Herkesin izlediği diziler var. Bir kısmınız sadece belgesel izleyip caz dinliyor biliyorum. Bir kısmınızda sadece yabancı dizi izliyor, onları da kenara ayırıyorum. Bir de biz faniler varız işte, Türk dizilerini de izliyoruz.Bu sezon bir de Amerika'dayım, zamanım da bol, günü gününe dizi izliyorum resmen. İzlediğim dizilerle ilgili bir yorum yapayım dedim.  1. KAYIP Kayıp'ı harcayacaklar Matmazel. Sezonun bombası bu dizi, reyting ölçümlerinde neler dönüyor bilmiyorum, (ya esasında biliyorum, hem Cengiz Semercioğlu, hem Gülse Birsel yazdı, Hürriyet'in arşivlerinden bulup okuyabilirsiniz) ama bu diziyi harcamasınlar. Şimdi ben böyle ağlaklı dizilere katlanamıyorum. Hani otur Yaprak Dökümü izle desen izleyemem. Ama Kayıp'ta hiç dinmeyen bir tempo var. Dizinin tanıtımını okuduğumda zengin bir ailenin çocuğunun başına gözaltında bir...

2013 Hesaplaşması

Merhaba; Geçenlerde Talasanayoga'da Çiğdem şöyle bir yaz ı yayınlamıştı. Ben de aa cevaplasam ya diye düşündüm. SOnra bugün kendisinin cevapladığını gördüm. Hazır bu akşam cumaydı, arkadaşlarımın pazara yetiştirmesi gereken ödevler olduğu için çalışıyorlardı ve ben evdeydim, bir de herkes yılbaşı yazıları yazıyordu, dur ben de yazayım dedim. Kimle konuştuysam 2013 çok kötü geçti diyor. Merkür mü geri gitti, Venüs mü perende attı bilmiyorum ama harbi zor bir yıldı. 2014'ün daha iyi bir enerjiyle geleceğine inanalım, harika bir yıl olsun. Buyrun cevaplarıma. 1. 2013′te en çok gurur duyduğum şeyler neler? 2013’te daha sakin bir insan olduğumu farkettim. Esasen zaten çok çabuk sinirlenmiyorum ama nedense 2013te en tuhaf, en sinirlenilecek şeylere bile bir amaan boşver ya havasındaydım, kendimle gurur duydum. Sadece bir olay oldu acayip sinirlendiğim. O da bütün hayatımda hissetmediğim birşeydi. Elim ayağım titredi, karşımdakine neler söyledim emin değilim. S...

Birbirini Dinlemeyen İnsanlar Topluluğu

Bugün iki olay o kadar üst üste geldi ki bunu yazmam lazım dedim. Sabah kalktım, kahvaltı hazırlayacağım. Ama hani bazı günler vardır ya, ayılamamış mı oluruz bilmiyorum canımız hiç kimseyle konuşmak istemez. Bu sabahta benim için öyleydi. Dedim ki umarım mutfakta kimseyle karşılaşmam, kimsenin geyiğini çekemeyeceğim. Huysuzum ötesi yok, günaydın diyesim yok öyle bir gün. Tabi ki mutfakta ev arkadaşımla karşılaştım. Şimdi burada bir parantez açıp ev arkadaşlarımı anlatayım. 1. Ev sahibim: 75 yaşında Taylandlı bir kadın. Tipik yaşlı. Çok huysuz. Evde yanlış olan herşeyin suçlusu da benim nedense. Aspiratörü bütün gece açık bırakmışsın dedi. Hayır açmadım ben dedim. Kapıyı kitlememişsin dedi. Kitledim ben onu dedim. En son geçen gün bodrumu su basmış, sen çamaşır mı yıkadın bodrumu su basmış dedi. Hayır dedim. Çok yağmur yağdı ondan demek ki dedi. Evet o gün o kadar çok yağmur yağmıştı ki herkes şaşkındı zaten. Çok huysuz bir kadın. Ama kendi sınırlarında yaşarsan hayli i...

Ver Bana Düşlerimi....

Hayat güzel sürprizlerle dolu. Yanlışlıka listeye koymuşum. Yaşar Kurt dinleyemeyeli yıllar olmuştu. Birisi söylemese aklıma bile gelmez. Ne güzel şarkıymış.

Yağmur....

Biliyorum size yağmur diyince tüyleriniz diken diken oluyor İzmir ve Bodrum'daki sellerden sonra. Ama burası öyle değil işte. Bütün gün gök delinmişçesine yağmur yağdı, hala da yağıyor. Hani ecnebilerin" it's raining cats and dogs " dediği cinsten. Ama bence bir bardaktan boşanırcasına, gök delinmişçesine tabiriyle alakası yok. Yağmur sanırım yarında kadar devam edecek. Gün içinde sevimsiz, gri bir hava vardı. Can sıkıcıydı. Gece olunca sesini dinlemek hoşuma gitti. Bu gece, ev sahibim kızsa da camlar açık uyuyacağım galiba. Siz de dinlemek isterseniz:  Foto kaynak:  http://www.mrwallpaper.com/view/Paper-Boats-Rain-1920x1080/

Akılıı Bir Deli

İyi ki ofiste yalnızım yoksa kulağımda kulkalıklarım varken sakin sakin çalışırken bir anda delirmemi hiç kimseye açıklayamazdım.

Kadıköy'ü Özlemek

Şimdi ben Amerika'dayım ya, uyuz bir insan olduğum için hayvan gibi Kadıköy'ü özlüyorum. Hayır Amerika'dasın değil mi? Ama ben biraz uyuzumdur, zor alışırım, pek ön yargılıyımdır, ön yargım da genelde öncelikle kötüdür. Zamanla alışır severim.  Burdaki insanlar alıştın mı ABD'ye diye soruyorlar. Evet diyorum alıştım. Çünkü gerçekten de burada sadece 6 ay kalacak bir insana göre baya alıştığımdan eminim. Hayatın bir yandan çok yavaş, bir yandan da çok hızlı akmasına alıştım mesela. Günler çok ağır aksak geçiyor, ama neredeyse bir ay olmuş sonuçta ben geleli. Tezime odaklanmaya çalışıyorum ama zorlanıyorum. 3 günde ancak iki sayfa yazı yazabildim mesela. Tuhaf. Neyse. Konumuz bu değil. İnsanlar alıştın mı dedikklerinde evet alıştım diyorum fakat arkasından kocaman bir AMA geliyor. Biz İstanbul'da dışarı çıkmaya çok alışkınız, sizi bilmem, biz öyleyiz. Kar, yağmur önemli değil, hava inanılmaz soğuk veya dayanılmayacak kadar sıcak değilse biz iş çıkışı haftada en ...