Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yas

Çok tatsız bir dönemden geçiyoruz. Önce şehit haberleri, sonra büyük felaket. Kimsenin içinden birşey gelmiyor biliyorum. Beylik laflarla devam edeyim, şimdi birlik beraberlik zamanı. Az önce Twitter'da gördüğüm trending topic gözlerimi doldurdu. Lütfen zaman ayırın ve okuyun:  http://www.dipnot.tv/15304/TuRK-KuRT-KARDEsLigi-BU-isTE-eksi-sozlukte-Turkiyenin-konustugu-mesaj-.aspx . Birgün sen düşersen ben de seni kaldıracağım. Özellikle faşist söylemin alıp başını yürüdüğü şu günde çok anlamlı. Lütfen herşeye rağmen faşizmin gözünüzü kör etmesine izin vermeyin. Zaten Cüneyt Özdemir'in dediği gibi sefaleti deprem vurmuş. Ama bizler bu sefaleti azıcık durduralım.  Belki şu anda terör için hiç birşey yapamıyoruz, bu tamamen politik bir iş. Ama Van'daki kardeşlerimiz için yapılabilecek çok şey var. Aşağıdaki linkten yardımlaşma ile ilgili bütün detaylara ulaşabilirsiniz. http://www.birgun.net/actuels_index.php?news_code=1319391234&year=2011&month=10&day=23 Ölenle...

Varolmayanlar

İyi bakin onlara. Onlar hayal kurmayanlar. Hayal kuranlari  engellemek isteyenler...onlar, yillarca sinsice, yavas yavas, bir fare gibi hayallerimizi kemirenler...Kendi acizlikleri sebebiyla doganin bize bahsettigi yetenegi kafamizdan silmeye calisanlar. "Onlar" duskaciranlar, gucetapanlar, olumsacanlar, yokediciler, mantikkoleleri, oyunbozanlar, ruyagormezler, onlar hayatlarimizi siradanliga, tekduzelige mahkum edenler...En bilinen, tum dillerdeki en yakin anlamiyla gercekciler... Gercegin muhafizlari... Varolmayanlar, Dogu Yucel, sf: 204, Dogan Kitap, Eylul 2011

Elimdekiler- Yeniler

Bir süredir doğru dürüst hiçbir şey okumuyorum. Sadece Mevlana ile ilgili okuduğum elle tutulur kitaplar var o kadar. Onlardan birisiyle ilgili alıntılarımı da şurada paylaşmıştım zaten. Arada kızların gazına gelip İhsan Oktay Anar'dan Suskunlar'ı okudum. Ben beğenmedim ama bana bakmayın, ben genel olarak İhsan Oktay'ın tarzından haz etmiyorum zaten. Seven çok seviyor.  Her neyse. Bu arada elimde bir sürü kitap birikti, birazının yarısını okudum, birazı sona yaklaştı, birazı daha başında.  Esasında aynı anda pek çok kitap okuyabilen insanlardan değilim ama nedense bu aralar böyle. The Great Gatsby: Esasında ben bunu okudum, baya da beğendim. Ama kitap klübümüz Aerikan edebiyatın bağlamında okumak için Gatsby'yi seçince ben de tekrar elime aldım. Arada okuyorum diyebilirim. Caz döneminin çok başarılı bir portresi bence. Türkçesi'nden okuyan arkadaşlarım biraz Can Yücel'in çevirisinden de bunalmışlar. İngilizcesi çok kolay değil ama çok zor da değil. Okunabiliyor...

Sabah Güzellikleri

Günaydın; Bugün yazmam gereken kocaman bir bildiri var. Bu yüzden de evde kalayım da bölünmeden çalışayım dedim. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur diye de düşündüğüm için sabah önce bisiklete binmeye sahile indim. Kaç haftadır aklımda esasında hava ısınmadan sabah bisiklete binme fikri. Şimdi iyi ki yaptım diyorum. Birkaç fotoğraf çektim. Buyrun başlayalım.  Bu apartmanımızın kedilerinden biri. Sabah erken daha hayvan uyanmamış bile.  Bu ev bir gün benim olacak:)  Sahil en çok kimse yokken güzel  Bu kediyle arkadaş olduk ama poz vermeyi pek sevmiyor.  Gölgesi salyangoz gibi değil mi?  Bu martının bir derdi var galiba. Dün gece de aynı yerde duruyordu.   Balıkçı amcalar  Adalar Adalar.

Joss Stone Konseri

Konser konser gezmeyi seviyorum, ama genelde konserler çok pahalı oldukları için seçerek gitmek durumunda kalıyorum. İKSV'nin müzik ve caz festivallerinde biraz daha etkinim ama bu Metallica, Bon Jovi falan üzüyor bünyeyi. Bir de biletleri iki kişilik alıyorum. Uğur beni evin eğlence ve konserden  sorumlu müdürü yaptı. Bu da bütüün bilet paralarının bana patladığı anlamına geliyor:p Neyse. Joss Stone'un büyük bir hayranı değilim ama dinlerim yani. Madem geliyormuş gideyim bari dedim. Zaten Jamie Cullum'a gitmediğim için yeteri kadar pişman oldum. Neyse. Kredi kartımın sıkıntıları nedeniyle bilet ancak çarşamba sabahı alabilecektim. Çarşamba sabahı bir açtım Biletix'i. Ayakta bilet kalmamış sadece sahne önü var. Dedim nasıl olur ki bu? Büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Neyse öğlen bir daha kontrol edince numarasız bilet sattıklarını gördüm ve hemen kaptım iki tane.  Uğur genel olark çok caz sevmiyor, o yüzden de giderken biraz huysuzlanma modundaydı. Santralde olması k...

Bon Jovi Konseri

Biliyorum yazmakta geç kaldım ama konserden sonraki gün Afrika'ya gittim, ki onunla ilgili bir yazı da pazardan sonra gelecek umarım, bu yüzden de bu muhteşem konseri atlamak zorunda kaldım.  Geçen sene  biliyorsunuz muhteşem bereketliydi, ben de bütün konserleri kaçırdım. Ama bu sene dedim ki ne olursa olsun Bon Jovi'ye gideceğim. Biletimi aldım, heyecanla 8 Temmuz'u beklemeye başladım. Stada giderken metroyu kullandık, bence çok isabetli bir karardı. U2 konserinde insanlar çok sıkıntı yaşamışlardı toplu taşıma yüzünden ama bu sefer  metroyu saat 1e kadar çalıştırarak belediye akıllı bir iş yapmıştı. Zaten Seyrantepe çok uzak değil, en kötü ihtimalle TEM üzerindeki köprüden falan yürünürdü ki bunu yapanları da gördük.  Arena gerçekten de güzel bir stad olmuş. Akustiği birazcık problemli sanırım ama stad olarak çok başarılıydı.  Şebnem Ferah'ın sahneye çıkmaması nedeniyle sanırım stadın dolması biraz gecikti. Hatta ben endişe ettim, bu kadar az insan mı ol...

Alıntı: Mevlana

.... İş, kafasız takımının sandığı gibi dışsal bir şey değildir. Kendinde dışalla içseli birleştirmemiş bir insan, hemencecik işten yana koşar, ama vardığı yer koştuğu yer değildir. Söz nedir, zerre kadar anladığın yok senin; sözü küçük görmen de bu yüzden. Söz, iş ağacının meyvesidir. Ve her meyve gibi, yeni ağaçlar, yeni işler üretir. (Syf: 126) .... .... Ama biz, insanoğlunun mükemmelliğe duyduğu sevdanın ölümsüzlüğüne inanıyoruz. Ve insanları kendi özünden çok sevenlerin nasibi ne zamana dek bıçaklar ve kurşunlar olacak, bunu merak ediyoruz.....(Syf: 246) .... .... Bana mucizeden söz ediyorlar. Birisinin buradan Kabe'ye bir günde gittiğini söyleseler buna hiç şaşırmam; bunun keramet denilecek bir yanı yoktur. Çünkü bu kerametse, sam yelinde de bu kerametler var; nereye isterse bir anda gidebilir. Keramet ona derler ki, seni ikilikten kurtarsın, aşağılıkken yüce yapsın, bilgisizken akıllı etsin, cansızken canlılığa eriştirsin. Aslında ilk önce de sen bir hiçtin, topraktın, Tanrı...