Ana içeriğe atla

Okuduğum Ebeveyn Kitapları



Merhaba;

Sizlere birazcık hem hamileyken hem de hamilelikten sonra okuduğum kitaplardan bahsetmek istiyorum. Hep mi roman okuyalım canım?




Yeni Annelere Mucize Çözümler - Tracy Hogg: Bu kitabı hamileyken okudum. Aaa dedim ne kadar güzel, uygulanır ki bu. He gülüm hee. Şimdi Tracy abla diyor ki bebeğinizi bir rutine sokun. 2.5 saatte bir yedirin, oyun oynayın, uyutun, geri kalan sizin zamanınız olsun. EASY (Eat, Activity, Sleep, Your Time) Hee gülüm hee. Çünkü bebekler de böyle programlı doğuyor değil mi? Bir kere buna uyabilmesi için bebeğinizin hiç meme istememesi lazım. Anne sütü 1 saatte falan sindiriliyor ve bebek çok küçükken daha fazla açlığa zaten dayanmıyor. Benim bebe 40 dakika uyuyor. 3 4 saat uyanık kalıyor falan. Olmuyor yani. Teoride desen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta. Tracy ablayla yollarımızı Barış gelince ayırdık:)


Mahallenin En Mutlu Bebeği, Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Kitabı - Dr.Harvey Karp: Bu da hamileyken okuduklarımdan. Bu kitapların ikisi de birbirine benziyor. Dr. Karp özellikle yenidoğan döneminde bebeği nasıl uyutacağımızı anlatıyor. Bence özellikle kundaklamak çok faydalı oldu. Gazı olduğunda yan yatırdık, uyutmak için hala pışpışlıyorum. Ben bebeği sallamadım ve emzik vermedim. Bence Tracy Hogg'dan çok daha iyi bir alternatif.

Image result for emzirme sanatı

Emzirme Sanatı: Emzirme sanatı La Leche League'in İncil'i. LLL ise "bence" anne sütü konusunda takıntılı. Ki iyi ki takıntılı. Ben kitabı okurken dilinden biraz rahatsız oldum çünkü şöyle bir sıkıntı var. Kitap insana şöyle bir his veriyor: Epidural aldıysan, sezeryan doğurduysan falan yeteri kadar anne olamazsın. Ama emzirme konusundaki tavsiyeler çok başarılı. Okuyup ne yapacağınıza siz karar vereceksiniz. Mesela memeden kesme konusunda diyor ki bebekler 2 ile 7 yaş arasında memeyi bırakırlar. 7 diyor 7 :P. Yooo dostum o kadar da değil be. 





Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler -  Sharon Mazel, Heidi E. Murkoff: Bu kitap çok faydalıydı. Ay ay bebek ne durumda, başıma neler gelecek gösteriyor. Ben sevmiştim. 





Ödüllerle Cezelandırılmak - Alfie Kohn: Bu kitabı henüz bitiremedim. Son dönemde çok popüler bu ödül - ceza yaklaşımı. Bu kitap çok teorik bu arada. Çok fazla kaynak var içinde. Okuması çok kolay değil ama çok faydalı. Ödül ve cezanın esasında nasıl aynı şey olduğunu anlatıyor. Ben ödül ve cezalarla yetiştirilmediğim için böyle yetiştirilmenin kötülüğünü çok kavrayamıyorum tabi ki. Ama anne baba olarak cezaya değilse de ödüle çok kolaylıkla kayabileceğimizi düşünüyorum. O yüzden sindire sindire okumak lazım bence.




Beni Ödülle Cezalandırma - Özgür Bolat: Bu kitap Alfie Kohn'un kitabının daha kolay okunanı bence. Bunu bitirdim mesela. Öncelikle Özgür Bolat'ın kitabı okunabilir bence.



Bilinçli Bebek- Altha J. Solter: Birdönem Barış'ın uykuları çok çok kötüydü. Hala iyi değil ama o dönem belki de ben çok yorgundum, katlanamıyordum resmen. O yüzden doğal ebeveynlik yaklaşımındakilerin başucu kitabı olan Bilinçli Bebek'i okudum. Kısaca bebeğiniz zaten herşeyin fakında diyor.   Ona güvenin, onun verdiği işaretleri iyi izleyin diyor. Bazen biraz ağlamak iyidir diyor. Yalnız bu kitabın benim üzerimde şöyle bir negatif etkisi oldu. Barış bazen çok ağlıyor ve sebebini bulamıyorum. Bu sefer de insan diyor ki "çocuğum bana bir şey diyor ve ben anlamıyorum." Bir de biraz ağlamak ne kadar ağlamak acaba? Bunu anlamadım. Ne zaman susturalım çocuğu? Bu cevabı bulamadığım için ağlatmadan susturmaya çalışıyorum. Bazen susmuyor o ayrı :)





Doğal Ebeveynlik - Dr. William Sears & Martha Sears: En güzelini en sona sakladım. Keşke bu kitabı hamileyken okusaydım. Bebek 6 aylık olunca bir kısmı için geç kalmış oluyorsunuz. Sears'lar kısaca diyorlar ki programları, eğitimleri bir kenara bırakın. Bebeğinizle ne kadar yakın olabilirseniz, ne kadar zaman geçirebilirseniz o kadar iyi. Zaten bence yaptığımız işe bir isim verilmesi gerekmiyor. Evet gerçekten de doğal ebeveynlik yapıyoruz. Bebeklerimizle aramıza uyku eğitimi gibi saçmalıklar sokmamıza gerek yok. Anneannelerimiz uyku eğitimi mi verdiler? Bebeklerini saatli mi emzirdiler? Bebeklerini daha küçücükken ayrı odalarda mı yatırdılar? Dediğim gibi bu kitap hamileyken okunmalı, el altından hiç kaldırılmamalı ve kafanız karıştıkça dönülüp bakılmalı. Birisi size bebeği şımartma, kucağından indir dediğinde tabii canım tabii diyebilirsiniz. Evet çok zor, özellikle de uyutmak. Ama bir o kadar da keyifli. 


Benim okuduklarım şimdilik bunlar. Sizin tavsiyeleriniz var mı? 

Yorumlar

  1. Merhaba, Emzirme Sanatı kitabını satmayı düşünür müsünüz?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

Son Ada

Merhaba; Birkaç arkadaşımla berabee ufak bir kitap klübü gibi bir oluşuma girdik. İlk okuduğumuz kitap Son Ada oldu. Gruba yazdığım yorumu buraya da ekliyorum.  Öncelikle Zülfü’nün okuduğum ilk kitabıydı. Yani dil açısından diğer kitaplarına göre bir farklılık var mı değerlendiremiyorum. Ancak bu kitabın dilini önsözde Yaşar Kemal’in yazdığı gibi çok farklı ve güzel bulmadım. İyi değildi demiyorum ama bence çarpıcı değil sıradandı. Hikayeye gelince… Nedense bu hikaye Güney Amerika’da geçiyormuş gibi hissettirdi bana ne alakaysa veya ne önemi varsa. Esasında bir ütopyanın distopyaya dönüşmesini anlatması açısından başarılıydı. Kitabın önce Gezi’den sonra yazıldığını sandım ama Gezi’den önceymiş. Yani gene her şey ağaçların kesilmesiyle başlamış. İnsan ilişkilerinin nasıl da hızlı değişebileceğini, aklı selim insanların bir anda ya da zaman içinde gücün karşısında nasıl eğilip büküleceğini anlatışını sevdim. Örneğin Noter’in de içinde bulunduğu bir direniş hareke...

Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları

Merhaba; Bu haftanın kitabını esasen çok da incelemeden aldım. Kafası Karışık Bir Anne'nin bloğunda okuduğunu görmüştüm ve hemen Kindle'a indirdim. Ki burda şu dolar ile ilgili ağlamak istiyorum. 14 dolarlık kitaba 70 liraya yakın para vermiş oldum. Kitabı esasında ebeveyn - çocuk bağlanması olarak düşünmüştüm çünkü kitabın adına dikkat etmemişim. Oysa kitap gerçekten yürümeyen ilişkiler üzerinden ilerliyor. Yazarlar gerçekten tanıdıkları ve inelendikleri ilişkiler üzerinden verilen örneklerle bağlanma teorisini anlatıyorlar. Benim yürümeyen bir ilişkim yok ama kitap benim için bir kaç yönden ufak açıcı oldu. Birincisi kendimin bağlanmasının güvenli ve kaygılıarasında gidip geldiğini fark ettim. Belki daha çok güvenliye yakın ama kesinlikle kaygılı olduğum durumlar da var. Ayrıca çevremdeki başka insanları da inceleme fırsatı buldum. Bazı insanlarla ilişkilerimin neden yürümediğini, o insanların neden hayatta bazı noktalarda takılıp kaldığını anladım. Ç...