Ana içeriğe atla

Yeni Sezondan Seçtiklerim

Ne kadar çok zaman geçti, yaz bile bitti ki ben daha geçen hafta tatildeydim, bir anda bastıran sonbahar dengelerimi alt üst etti resmen. Daha tatil çamaşırlarını yıkıyorumama bir yandan da sonbaharda giyecek kıyafetim yok. Geçen sezon sonunda baya bir kıyafetimi vermiştim, sezon başında da bir sürü olacak biliyorum. Esasında sezondan alışveriş yapmayı da sevmiyorum ama bakmaktan zarar gelmez. İşte size Zara-Mango-H&M kataloglarından seçtiklerim. Aman dikkat çok foto var:))

ZARA



Bu sezon bu tür kazaklar çok moda, ben zaten çok severim. Moda olunca bulması da daha kolay oluyor tabi ki. Rahat bir tarz, kullanışlı. 


Üstteki elbisenin yakışıp yakışmayacağını bilemiyorum ama alttaki tam konferans elbisesi, çok kullanışlı. Ufak bir dikiş maceram da var, bu elbiseyi almasam bile dikebilirim, bu kalıplardan Burda'da çok var çünkü.

Bu tür bir çizmem vardı, Hotiç'ten almıştım ama iki sene giyebildim, gene de benim tazrıma çok uyuyorlar, bu sene bir tane daha edinmek istiyorum.


Esasında ceket çok severim ama bana pek yakışmıyorlar, bunları çok beğendim, yakışırlar mı emin değilim. Üstteki tam günlük, alttaki ise tam konferanslık.

MANGO
Tam vintage, belki beni şişman gösterebilir, denemek lazım. Çok beğendim ama. 

Çizgili kumaşları seviyorum, süper kullanışlı. Bu da yıkılmıyor ama dolapta olması gereken bir parça sanki 

Bir kazak daha.

İyi kesim bir elbise bulmak zor, bu da hiç fena gözükmüyor. Kemerini beğenmedim ama. 

H&M

Bu şortlarda yıllardır gözüm var, pek yakışmıyorlar iyi bir tane bulamadım o yüzden de. Denemek lazım.

Buna benzer yazlık bir eteğim var, bu akdar renkli bir eteği kışın giymek hoş bir espri olur. 

Yüzük takmayı seviyorum, bunlar da 10 taneymiş, değiştirip değiştirip takarım. 

Suni deri çantaları pek sevmiyorum, yapay bir dokuları var. Ama bu fena gözükmüyor bir de yakından bakmak lazım tabii. 

Basit ve şık bence. kot pantalonla ve şu motorcu çizmeleri ile acaip güzel olacaktır. 

Rengi çok güzel. 

Bir de ayrıca NineWest'ten istediğim bir ayakkabı var, onu da göstereyim.

Siyah bir ayakkabı istiyorum ama bu renkte hayli kullanışlı. Sanki yeni siyah gibi, hem de tam konferanslık.

3 kere konferans dememden anladınız, önümde bir konferans var, sunum var, gala yemeği var, kıyafetim yok. Bu listenin tamamı için belki bir maaşımdam fazlası lazım ki olacak şey değil. 

Siz neleri beğendiniz? Ya da burdan beğendikleriniz var mı? 





Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

Son Ada

Merhaba; Birkaç arkadaşımla berabee ufak bir kitap klübü gibi bir oluşuma girdik. İlk okuduğumuz kitap Son Ada oldu. Gruba yazdığım yorumu buraya da ekliyorum.  Öncelikle Zülfü’nün okuduğum ilk kitabıydı. Yani dil açısından diğer kitaplarına göre bir farklılık var mı değerlendiremiyorum. Ancak bu kitabın dilini önsözde Yaşar Kemal’in yazdığı gibi çok farklı ve güzel bulmadım. İyi değildi demiyorum ama bence çarpıcı değil sıradandı. Hikayeye gelince… Nedense bu hikaye Güney Amerika’da geçiyormuş gibi hissettirdi bana ne alakaysa veya ne önemi varsa. Esasında bir ütopyanın distopyaya dönüşmesini anlatması açısından başarılıydı. Kitabın önce Gezi’den sonra yazıldığını sandım ama Gezi’den önceymiş. Yani gene her şey ağaçların kesilmesiyle başlamış. İnsan ilişkilerinin nasıl da hızlı değişebileceğini, aklı selim insanların bir anda ya da zaman içinde gücün karşısında nasıl eğilip büküleceğini anlatışını sevdim. Örneğin Noter’in de içinde bulunduğu bir direniş hareke...

Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları

Merhaba; Bu haftanın kitabını esasen çok da incelemeden aldım. Kafası Karışık Bir Anne'nin bloğunda okuduğunu görmüştüm ve hemen Kindle'a indirdim. Ki burda şu dolar ile ilgili ağlamak istiyorum. 14 dolarlık kitaba 70 liraya yakın para vermiş oldum. Kitabı esasında ebeveyn - çocuk bağlanması olarak düşünmüştüm çünkü kitabın adına dikkat etmemişim. Oysa kitap gerçekten yürümeyen ilişkiler üzerinden ilerliyor. Yazarlar gerçekten tanıdıkları ve inelendikleri ilişkiler üzerinden verilen örneklerle bağlanma teorisini anlatıyorlar. Benim yürümeyen bir ilişkim yok ama kitap benim için bir kaç yönden ufak açıcı oldu. Birincisi kendimin bağlanmasının güvenli ve kaygılıarasında gidip geldiğini fark ettim. Belki daha çok güvenliye yakın ama kesinlikle kaygılı olduğum durumlar da var. Ayrıca çevremdeki başka insanları da inceleme fırsatı buldum. Bazı insanlarla ilişkilerimin neden yürümediğini, o insanların neden hayatta bazı noktalarda takılıp kaldığını anladım. Ç...