Ana içeriğe atla

Bu Hafta Dinlediklerim -2

Merhaba;


Bugün azıcık yoğun bir programım vardı ama şu yarım saatte bu yazıyı yazayım yoksa pazara kalacak dedim. Bakın cumartesi de değil yani, pazar:) Neyse. 


Bu hafta dinlediklerimin birazı geçen haftadan esasında dürüst olmak gerekirse. Geçen hafta Yeni Türkü'nün albümü son düzlükte bütün müzikleri geçince bu hafta iki haftanın seçmesi ile karşınızdayım. Buyrun başlayalım.


1) Beatles - Here, There and Everywhere: Bir süredir flütle de bu parçayı çalıştığım için sık sık dönüp tekrar dinliyorum.


2) Gotya - Someone I Used to Know: Son zamanlarda çıkan en keyifli şarkılardan birisi değil mi?


3) Pentagram - Geçmişin Yükü:   İnsanlar yaşlandıkça metal müziğin gürültülü yapısını terk edip daha akustik müziklere dönüyor, bense gençliğimde pek sevmediğim metal müzikle son bir kaç senedir daha samimiyim. Pentagram'ı da Türkiye'nin yapı taşlarından birisi olarak görüyorum. Yeni albümün ilk klibi de bu parçaya geldi. Hayli depresif, hayli güzel. Yolları açık olsun.


4) Jethro Tull - Pavane: Flüt çalan insanlar arasında sanırım iki grup var, Ian Anderson sevenler ve nefret edenler. Ben birinci gruptayım. Zaten zaman zaman blogda da paylaşmıştım. Klasik bir esere muhteşem bir yorum. Es geçmeyin derim.


5) Fun - We Are Young: Bu parçayı sık sık etrafta duymama rağmen kimdir nedir bilmiyordum açıkçası. Eskiden radyoları arardık az önce ne çaldınız diye, şimdi Shazam ve Soundhound gibi uygulamalar sağ olsun.


6) Demir Demirkan - Aşktan Öte: Akustik yorumu ile muhteşem bence.


7) Vicente Amigo - Demipati: Flemenkonun prensi mi demeliyiz bilmiyorum ama sesi ve gitarı olağanüstü. Çok sevdiğim ve artık aramıza biraz mesafe girmiş bir arkadaşımın katkısıdır bana. Dönüp dinlerim.


8) Stevie Wonder:- For Once in My Life: Şehre Stevie Wonder geliyormuş, kimse bana söylememiş. 14 Eylül'de Santralİstanbul'da olacakmış. Sanırım bu konsere gideceğim. Ama lütfen lütfen bilet fiyatları biraz insaflı olsun ya.


Evet geldik bir programımızın sonuna. Haftaya görüşene kadar esen kalın. 

Yorumlar

  1. Sezencim, bu hafta yeni bir şarkıcı keşfettim. Yani aslında birazcık geç kaldım da denilebilir. Eflatun'un tiril tiril şarkısını dinle:) bir de burcu güneşle olan şarkısını. Resmen kelimelerle dalga geçiyor, bunun yanı sıra bir o kadar da duygu yuklu sözleri şarkının orta yerine bırakıyor. Ben bayıldım:)

    YanıtlaSil
  2. sözler dediğin gibi ama müziğini beğenmedim canım ya. fazla bilindik, fazla pop ve hatta arabesk tınılı geldi bana:)

    YanıtlaSil
  3. ben sözlerne bayıldım. Zıtlıkları kullanması çok hoşuma gitti:))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Yıla ve Eski Yıla Dair

Merhaba; Uzun bir süredir kendimde değilim biliyorsunuz. Doktora yapmak dertli bir süreç, özellikle de yeterlik sınavı denilen sınav nedeniyle. Ne yazık ki eğitim sistemimiz insanları sürekli elemek üzerine kurulu. Sürekli sınavlardan geçmezsek kendimizi asla yeterli bulmuyoruz. Yeterlik sınavı da bir değil iki değil tam üç aşamalı bir sınav. sonuç olarak günümü geceme katarak çalıştığım bu sınavdan, burada bahsetmek istemediğim bir takım şeyler sonucunda kaldım ve yetersiz bulundum. Şimdi Mayıs ayında yapılacak sınava çalışmak durumundayım. Neyse ki gene yalnız değilim. Bu nasıl bir teselli bilmiyorum ama, sınava beraber girdiğimiz üç arkadaşım daha benimle beraber.  Şimdi biraz ara verdim. Bir tane daha endüktans, devre görecek halim yok. Kusucam yani. Bir müddet çalışmayı hiç düşünmüyorum.  Peki bu elimdeki süreyi nasıl değerlendirmeliyim? Öncelikle evle ilgili yapmak istediğim pek çok şey var. Bunların başında da resimlerin ve fotoğrafların duvarlara asılması, düğün foto...

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları

Merhaba; Bu haftanın kitabını esasen çok da incelemeden aldım. Kafası Karışık Bir Anne'nin bloğunda okuduğunu görmüştüm ve hemen Kindle'a indirdim. Ki burda şu dolar ile ilgili ağlamak istiyorum. 14 dolarlık kitaba 70 liraya yakın para vermiş oldum. Kitabı esasında ebeveyn - çocuk bağlanması olarak düşünmüştüm çünkü kitabın adına dikkat etmemişim. Oysa kitap gerçekten yürümeyen ilişkiler üzerinden ilerliyor. Yazarlar gerçekten tanıdıkları ve inelendikleri ilişkiler üzerinden verilen örneklerle bağlanma teorisini anlatıyorlar. Benim yürümeyen bir ilişkim yok ama kitap benim için bir kaç yönden ufak açıcı oldu. Birincisi kendimin bağlanmasının güvenli ve kaygılıarasında gidip geldiğini fark ettim. Belki daha çok güvenliye yakın ama kesinlikle kaygılı olduğum durumlar da var. Ayrıca çevremdeki başka insanları da inceleme fırsatı buldum. Bazı insanlarla ilişkilerimin neden yürümediğini, o insanların neden hayatta bazı noktalarda takılıp kaldığını anladım. Ç...