Ana içeriğe atla

Detoks-Devam

4. gündeyim. Dün gece bir açlık krizine girdim ki sormayın. Allah aşkına bir kepçe çorba ne demek ya:) Hadi bir kaseyi anlarım da bir kepçe çok az bence. Ki ben mesela yemek takımlarındaki çorba kaselerini çok büyük bulduğum için daha küçük kaseler kullanıyorum evde. Ama bir kepçe insani dğeil. Esasında bu diyeti okuduğumda aa süpermiş ne çok öğün, ne çok çeşit var demiştim ama yaparken anladım ki porsiyonlar çok küçük. mesela salata falan g enelde sınırsızdır ya diyetlerde burda pek birşey yazmıyor. Yani çorbanın yanına salata yazmadığı için ben de yemedim. Eski usul açlıktan öldürme diyeti bu anladım. Facebooktan bir arkadaşım gel ortada anlaşalım sen kepekli bir sandviç ye dedi, neyse ki o mesajını sabah gördüm de ona uymadım:)

Bugün ise yanlış bir şey yaptım. Öğlen yemeğinden sonra yeşil çay içtim üstelik iki bardak içme gafletinde bulundum. Tabi ki öğlen yemeği çok detaylı değildi. Ve yeşil çay ben de her zaman gösterdiği etkiyi gösterdi. Aç karnına ne zaman yeşil çay içsem inanılmaz midem bulanır. Gene aynı şey oldu, bu yüzden de midemi bastırması için bir tane wasa yedim. Anladım ki bu haftanın sonuna kadar yeşil çay yok:)

Bir de akşam misafirim var, tart yaptım. Ne büyük bir acı değil mi:) CafeFernando'yu biliyor musunuz bilmiyorum. Belki daha önceden bahsetmiş olabilirim de. Aşırı derecede yetenekli bir beyefendinin yemek blogu. Kendisine buradan ulaşabilirsiniz. Burada bir not düşeyim, şu anda karnınız açsa bakmayın bu sayfaya:)  Zaman zaman Cenk Bey'in tariflerinden yaparım. Genelde yaşadığım bir sorun var ama. kendisi mutfak ile çok ilgili olduğu için çok profesyonel aletleri var. Onun mutfak robotu ile kendiminkini karşılaştırdım ve ağlamak istedim resmen. Bu aletler onun işini çok kolaylaştırıyor, aksine benimkini de çok zorlaştırıyor. Mesela tart yaparken hamuru çok hızlı karıştırın tereyağı erimesin demiş. Ben hamuru o kadar hızlı karıştırmayı başaramadım tabi ki. Gene de fena olmadı sanırım. Bir de benden bir öneri, eğer herhangi bir tarifi yapmak isterseniz mutlaka yorumları da okuyun, her soruya cevap vermeye çalışıyor ve o zaman başka insanların zorlandığı noktaları da görünce tarifi algılamak daha kolay oluyor. Bir de birkaç tarifi denedikten sonra örneğin şeker konusunda anlaşamadığımızı anladım. Kesinlikle benden daha şekerli seviyor Cenk Bey. Genelde tarifleri bana tatlı geldiği şeker oranlarını azaltıyorum aklınızda olsun. İşte bugün yaptığım tart şöyle birşey oldu.
Benim tart kalıbım 28 cm çapında ama tarifteki 23 cmlik. Bu yüzden yorumlarda tarifi iki katı uygulayın demiş Cenk Bey. O kadar çok tereyağı yedi ki tarif, bir daha yapar mıyım, bir daha herhangi bir yerde tart yer miyim hiç bilmiyorum. Kolestrol bombası. Hadi benim sanırım kolestrolüm yüksek değil ama bu sefer de kalori bombası. Evet bence bu tart 15000 kalori. Neyse ki ben yiyemeyeceğim. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim:)

Size güzel bir haber daha vereyim, unutmanız mümkün değil ama bugün CUMA:)  Hepinize güzel bir hafta sonu dilerim. İyi tatiller.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Yıla ve Eski Yıla Dair

Merhaba; Uzun bir süredir kendimde değilim biliyorsunuz. Doktora yapmak dertli bir süreç, özellikle de yeterlik sınavı denilen sınav nedeniyle. Ne yazık ki eğitim sistemimiz insanları sürekli elemek üzerine kurulu. Sürekli sınavlardan geçmezsek kendimizi asla yeterli bulmuyoruz. Yeterlik sınavı da bir değil iki değil tam üç aşamalı bir sınav. sonuç olarak günümü geceme katarak çalıştığım bu sınavdan, burada bahsetmek istemediğim bir takım şeyler sonucunda kaldım ve yetersiz bulundum. Şimdi Mayıs ayında yapılacak sınava çalışmak durumundayım. Neyse ki gene yalnız değilim. Bu nasıl bir teselli bilmiyorum ama, sınava beraber girdiğimiz üç arkadaşım daha benimle beraber.  Şimdi biraz ara verdim. Bir tane daha endüktans, devre görecek halim yok. Kusucam yani. Bir müddet çalışmayı hiç düşünmüyorum.  Peki bu elimdeki süreyi nasıl değerlendirmeliyim? Öncelikle evle ilgili yapmak istediğim pek çok şey var. Bunların başında da resimlerin ve fotoğrafların duvarlara asılması, düğün foto...

Beyazlı Kadın

Bir süredir okuduğum kitapları hiç yazmadığımı fark ettim. Hazır Beyazlı Kadın'ı yeni bitirmişken, kütüphanenin rafları arasında kaybolmamışken hemen yazayım bari dedim. Bu kitabı kitap klübümüzde okumuştuk, sanırım 3 kişi aldık sadece. Benden önce Bellanomisma okudu, diğer arkadaşımız okudu mu bilemiyorum. Ben esasında hayli kararlıydım, yazın sahilde okuyacaktım ama son anda aldığım kitaba Uğur el koyunca, (Zeno'nun Bilinci) elimde iki kitapla kalakaldım. Beyazlı Kadın ya da Karamazov Kardeşler.  Hadi dedim madem Bella çook beğendi, alayım raflardan da okuyayım. Wilkie Collins'in bu kitabı ilk gotik ve polisiye roman olarak geçiyormuş. Kitap yayınlandığında İngiletere'de öylesine büyük bir sükse yapmış ki Charles Dickens bile kıskançlık krizlerine girmiş Edward Drood'un Gizemi'ni yazmaya başlamış ama bitirmeye ömrü vefa etmemiş. Gerçekten de bir gizem olmuş sonu. Beyazlı Kadın İngiltere'de Limmerge Malikanesi'nde yaşayan iki genç kadına r...

Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları

Merhaba; Bu haftanın kitabını esasen çok da incelemeden aldım. Kafası Karışık Bir Anne'nin bloğunda okuduğunu görmüştüm ve hemen Kindle'a indirdim. Ki burda şu dolar ile ilgili ağlamak istiyorum. 14 dolarlık kitaba 70 liraya yakın para vermiş oldum. Kitabı esasında ebeveyn - çocuk bağlanması olarak düşünmüştüm çünkü kitabın adına dikkat etmemişim. Oysa kitap gerçekten yürümeyen ilişkiler üzerinden ilerliyor. Yazarlar gerçekten tanıdıkları ve inelendikleri ilişkiler üzerinden verilen örneklerle bağlanma teorisini anlatıyorlar. Benim yürümeyen bir ilişkim yok ama kitap benim için bir kaç yönden ufak açıcı oldu. Birincisi kendimin bağlanmasının güvenli ve kaygılıarasında gidip geldiğini fark ettim. Belki daha çok güvenliye yakın ama kesinlikle kaygılı olduğum durumlar da var. Ayrıca çevremdeki başka insanları da inceleme fırsatı buldum. Bazı insanlarla ilişkilerimin neden yürümediğini, o insanların neden hayatta bazı noktalarda takılıp kaldığını anladım. Ç...