24 Haziran 2010 Perşembe

Bugünlerde Neler Yapıyorum????

Sevgili okur;

Biliyorum ki çok ayrı kaldık birbirimizden. Güya gün içindeki koşuşturmalarımı burada yazacaktım. Koşuşturmaktan yazmaya zaman bulamadım resmen.

Bu ders dönemi özellikle o kadar yoğundu ki, başımı kaşıyacak zamanım olmadı resmen. Ve elime kocaman bir hiç geçti. O kadar çok çalıştım, hiç istediğim notları alamadım. Özellikle derslerin birinden aldığım notu hiç hak ettiğimi düşünmüyorum ya neyse.

Sınavlar bütünce kağıt okuma, not verme telaşı başladı. Neyseki onlar da bitti. Sonra da ev arama çalışmalarına hız verdik. Uğur bana biraz kızıyordu sanırım ev bakmaktan bezdim, beğenmiyorum diye. Ama şöyle bir kısırdöngünün içinde haftalara döndük durduk. Beğendiğimiz evlere gücümüz yetmedi, gücümüzün yettiklerini de beğenemedik. Ama hep diyorlar ya birgün şans eseri karşınıza çıkıveriyor ev diye, bizimki de öyle oldu. Daha önce ilanını gördüğümüz bir ev vardı, aramıştık ilanı kaldıramadık henüz ama tutuldu demişlerdi. Aa vah vah dedik ve aramaya devam ettik. Tam en son iki evde karar kılmıştık, birisine daha çok karar vermiştik hatta, kiracının evden çıkmasını bekliyorduk. Ben şans eseri öteki evin önünden geçtim ve baktım hala kiralık yazıyor. Aradan rahat 3 hafta geçmişti. Uğur hemen ertesi gün gördü evi, tutalım dedi. Bir sonraki gün de ben gördüm, evet dedim tutalım artık. temizlik yapıldı, ufak ufak eşyalar geliyor sırayla. klasik ev hali işte. ama lütfen eşyalarla ilgili sitemim için şurayı okuyunuz.

Düğün hazırlıkları ise enteresan. Peçetelikleri yarıladık neredeyse, davetiyeleri yaptım ama yazmadım. Onları da bu gece Aşk-ı Memnu izlerken yazmayı planlıyorum. Uğur'un annesi sandalyelerin arkasına bağlanacak fiyonklarla ilgileniyor, çiçekçi ile henüz konuşmadım, DJ ile de henüz konuşmadık.

Meyıs ayıydı sanırım, düğün yerimizin anlaşmalı fotoğrafçısı ile bir tartışma yaşamıştık. İsmini de söyleyeyim bari, stüdyo süleyman. Ne yazık ki sadece ticari kafada olan bir adamdı. Anlaşamayacağımız belliydi. Kesinlikle onlarla çalışmak istemediğimizi belirttik, geçen hafta öğrendik ki sözleşmelerini fes etmişler. Demek ki bizim gibi memnun olmayan başkaları da varmış. Kimseyle anlaşmamalarını tercih ederdim ama birisi ile anlaşmışlar tabi ki. Bakalım, umarım bu seferde kavga çıkmaz:D

Gelinlikçi ile de ufak bir sorun yaşadım. Bana Mayıs başında gelecek dedikleri gelinlik taa 18 Haziran'da geldi. Önemli değil tabii alıp koynuma yatmıyorum gelinliği sonuçta. Hala dükkanda duruyor. Ama ben iki şeye bozuldum: Birincisi ben o gelinliğin parasını taaa Nisan'da verdim. İkincisi de bana tek prova yaparız, onu da Haziran ortasında yaparız. Temmuz osnunda da bir ekre daha bakarız ama ayakkabınız provada hazır olsun dediler. Ben de ayakkabıyı aldım. Ve ne oldu? Gelinlik gelmedi ama ayakkabı %50 indirime girdi. Benim zararımı kim ödeyecek sayın gelinlikçi? Ben o ayakkabıyı bir kere bile giymedim üstelik:(

Yani işler böyle gidiyor. Şimdi kafama bir kaç soru var. Ben muhteşem bir giriş parçası bulmuştum ama Uğur çok komik olamsına rağmen kabul etmedi gibi. Güzel ama değişik bir giriş parçası arıyorum. Bir de pasta parçası. Önerisi olan?

2 Haziran 2010 Çarşamba

Koparılan Çiçekler

Muhteşem kadından, muhteşem bir şarkı daha. Pazartesi ilk işim albümünü almak olacak.
4 haziranda Sertab Kanyon'da.